Dizisel dizi sever güncesi

Paradox

Uzun süredir yazmıyordum, sessizliğime bir ingiliz bilim kurgusu ile son vereyim dedim. Paradox yeni başlayan BBC yapımı bir dizi. Polisiye ve bilim kurgu ve tabiki ingiliz aksanını sevenler için tadından yenilmeyecek bir yapım olma potansiyeline sahip.

Uzay araştırmaları yapan karakteri pek oturmamış bilim adamımız Dr Christian King (Emun Elliot) henüz yaşanmamış olaylara ait imajları uzaydaki ingiliz uydusundan alır ve gerçekleşme ihtimalleri üzerine şeker polisimiz Di Rebecca Flint (Tamzin Outhwaite) ‘den yardım ister.

Henüz ilk bölümü oynayan dizimiz ilginç yerlere bağlanacak gibi. İşin bilim-kurgu zekası amerikalı yapımlara göre biraz yavaş ilerliyor.  Yani ilk bölümde henüz kimsenin olan bitene karşı bilimsel bir teorisi yok ama şahsen Stargate SG1 hayranı olarak ben 2 adet teori üretmiş bulunmaktayım :)



White Collar

Bu sene ne oluyor bu networklere anlamıyorum ama birbiri ardına süper dizi projeleri yapmaya başladılar.

White Collar, yeni başlayan ama bu seneki en iyi yapımları sollayacak kalitede bir dizi olmuş. İlk bölümü yayınlandı ve ben yeni izleme şansı bulabildim, şu anda yeni yıl arifesi hediye almış çocuklar gibiyim.

Dizimizde başrol karakterimiz, neal caffrey çok zeki ve başarılı bir dolandırıcıdır. Yüksek güvenlikli bir hapisaneden kaçması ile dizimiz başlar. Neal hapisaneden kaçınca onu tekrar yakalaması için yetenekli fbi ajanı peter burke ‘i çağırırlar.

Dizi konu olarak catch me if you can filminin sonundan başlamış versiyonu gibi. Yetenekli dolandırıcı ve fbi ajanı başka suçluluları yakalamak için beraber çalışıyorlar. Tabi henüz Neal’in neler planladığı konusunda çok fazla bilinmeyen nokta var, bu da diziye ilerleyen bölümlerde süper heyecanlar getirecek.

Her kesimden dizi sever şiddetle tavsiye ediyorum… Sakın kaçırmayın.



Stargate Universe

Stargate SG1 ve Stargate Atlantis ardından yeni başlayan Stargate Universe 2 bölüm uzunluğundaki ilk bölümü ile beni çok etkileyemedi.

Stargate üzerindeki 8. sembol ile galaksi dışına ulaşım olduğunu SG1 ve Atlantis’den biliyoruz, buradaki konumuz ise, Stargate üzerinde bulunan 9. sembolün karakterlerimizi çok uzak diyarlara götürmesi ile başlıyor.

Modern dizilerin bir çoğunda olduğu gibi bir güncel zamanı izliyoruz, sonra karakterimizin bulunduğu noktaya nasıl geldiğini anlamak ve tanımak için flashback yaşayıp geçmişe göz atıyoruz.

Oyuncu kadrosu beni hayal kırıklığına uğrattı, henüz bir SGC takımı göremedim. Konu da henüz çok toparlanmadı. O yüzden tavsiye konusunda biraz bekleme kararı aldım. Sonraki bölümleri izleyip daha net bir karar vereceğim.

Ama her şeye rağmen, o kadar geçen süreden sonra Jack ‘i ve Sam’i görebilmek çok keyifli idi, gerçi çok kısa roller olsa da Sam güzelliğinden hiç bir şey kaybetmemiş.



Stargate Atlantis

Stargate SG1 ‘in başlattığı macerayı 8. sezon ile beraber Stargate Atlantis’de paylaşmaya başlıyor. 5 sezonluk bu yapım tam olarak SG1 ‘in devamı sayılmaz. Konu farklı bir evrende yeni bir düşmana karşı yeni ekibimizin verdiği mücadeleyi anlatıyor.

İşleyiş ve efektler olarak SG1’e çok yakın. Hemen hemen SG1’in başından geçen tüm önemli olaylar, buradaki ekibimizin de başından geçiyor.

Özellikle ara sıra SG1 ekibinin Atlantis kadrosuna konuk olarak katılması süper keyifli bir hale getiriyor diziyi.

SG1 7. sezonun sonlarına doğru yaptığı keşifler ile yeni bir galaksiye ulaşım imkanı doğuyor ve Atlantis Deneyi Ekibimiz, stargate mucitlerinin dünya’dan sonraki yaşam alanı olan Atlantis şehrini bulma ümidi ile geri dönüş garantisi olmayan bir yolculuğa çıkıyorlar.

SG1’in 8. sezonu ile Atlantis’in 1. sezonu aynı anda izlenilmeye başlanmalı ve paralel gidilmeli.

Özellikle 5. (son) sezonun sondan bir önceki bölümünde kurguladıkları alternatif evren ve bölüm beni benden almıştır. Hala ara ara youtube’dan izlerim.

Bilim kurgu ve sg1 sevenlere şiddetle tavsiye olunur.



Mercy

mercy

Artık kimse hastane odaklı dizi yapmıyor dediğim günlerde Mercy açığı kapamaya geldi.

İlk bölümü yayınlanan Mercy, Irak’taki savaşta hemşirelik yapmış karakterimizin tekrardan Amerika’ya dönüp normal hastanede hemşirelik yapmaya başlaması ve uyum sorunlarını anlatıyor.

İlk bölümü keyifli idi. Gerçekçi bir hastane hayatını anlatıyor.



Leverage

” Zengin insanlar paralarını ve güçlerini kullanarak istedikleri herşeyi elde edebileceklerini sanıyorlar. Biz duruma eşitlik getiriyoruz…”

Leverage

Açılış paragrafı diziyi özetlemeye yetiyor aslında. İlk bölümünde sadece 1 iş için bir araya gelen 4 suçlu ve 1 dürüst adamın maceralarını anlatıyor.

Suçlularımız yakın dövüş ustası bir tetikçi, bir bilgisayar korsanı, bir hırsız ve bir rol yapma ustasından oluşuyor. Ekibi yönetecek daha da önemlisi onlara iyi işler yaptırabilecek ekibin beyni eski bir sigorta müfettişi.

2. sezonu yeni başlamış olan dizi birinci sezon son bölümlerine kadar hep aynı şekilde gelişiyor gibi. Yani ne olursa olsun, ekibimizin gizli bir plan ile kargaşadan kurtulacağını biliyoruz. Ama birinci sezonun son bölümlerinde iş gerçekten kızışıyor ve ekibimiz gerçekten kendi dişlerine göre karşı bir ekiple baş başa geliyor.

Şiddetle tavsiye ediyorum. Bu arada Cnbc-e’de pazar akşamları 1. sezondan yayınlanmaya başladı. TV ‘den takip etmek isteyenlerde bunu en baştan yapabilirler.



Accidentally on Purpose

Accidentally on Purpose

CBS ‘de ilk bölümü yeni yayınlanan dizi, 37 yaşındaki sinema eleştirmeni güzel karakterimizin kaza eseri genç birinden hamile kalması ve bebeği doğurmaya karar vermesi ile başlayan komik olayları anlatıyor.

Çok uzun süreceğini sanmıyorum dizinin ama sürdüğü kadarı ile çok keyifli anlar yaşatacağına eminim. Komedi sevenlere şiddetle tavsiye olunur.



Melrose Place 2009

Melrose Place 2009

Çıtır gençlik dizisi dediğin böyle olmalı. Melrose Place 2009 eski bir konunun yeniden yorumlanması. Los Angeles’da bir sitede oturan genç insanların hayatlarını anlatıyor.

Cici çift, cici çifti kıskanan azimli sarışın hatun, doktor olmaya çalışan ama para sıkıntısı çeken hatun, kendi çapında takılan sessiz çocuk, zengin çocuğu ve gizemli yeni karakter bu tarz çıtır dizilerdeki tüm karakterleri ve konuyu veriyor. Ancak işin cazibeli yanını ilk bölümde bulunan ceset ve bu ceset üzerinde oluşan cinayet soruşturması gerçekten keyifli bir hale getiriyor.

Ölen ev sahibi ile yaşanan anılara flashbackler ile karakterlerimizi tanıyor ve gizemli hayatlarının içine giriyoruz. Bunlar olup biterkende hepsinin gündelik yaşamlarındaki sıradan sorunları daha ilginç geliyor.



Bored To Death

Bored To DeathHBO ‘nun yakında başlayacak yeni dizisi Bored To Death yeni bir şapşal kahraman, komedi dizisi.

İlk iki bölümü internete sızmış durumda.

Dizimizin başrol karakteri 30 lu yaşlarda yahudi bir yazar. İkinci kitabını yazmayı beceremeyen yazarımızı ilk bölümden güzel kız arkadaşı terk ediyor ve dizimiz başlıyor.

Sıkıntıdan, kendisini dedektif olarak tanıtan karakterimiz, internet üzerinden bulduğu dedektiflik işlerini, okudukları kitapları baz alarak çözmeye çalışıyor. Tabi bu işlem sırasında kendisini bir hayli zor ve komik durumlarda buluyor. Sıkıntının insana neler yaptırabileceğini çok güzel özetleyen dizimiz, vakit öldürme konusunda birebir bir dizi olacağa benziyor.



Lie To Me

Lie To Me

Hmm, nereden başlasam… Öncelikle hemen belirteyim, son zamanlarda başlayan en iyi dizi.

İnsanların kontrolü olmadan yaptıkları mimikler üzerine uzmanlaşmış özel bir firmanın insanların söyledikleri yalanları ortaya çıkararak FBI, polis, ordu gibi kurumlar için davaları çözmesi ile çok heyecanlı bir havada ilerliyor. Henüz 10 küsür bölüm çıktı. Ama her bölümü ayrı bir baş yapıt gibi.

Kullanılan terimler ve teknikler biraz abartılmış olsa da insanların mimikleri ve mikro tepkilerini inceleyen bir bilim dalı mevcut ve dizi karakterlerinden başrolde oynayan arkadaşın karakteri gerçek bir insana dayanıyor.

House M.D., The Mentalist kıvamındaki dizilerden hoşlanıyorsanız, buna bayılacaksınız.

Diziyi izledikten sonra, insanlara ve gündelik konuşmalarınıza gösterdiğiniz özen bir hayli artıyor ve her konuşmada yalan kokusu almaya başlıyorsunuz.



Tumblr alt yapısı, Sid05 teması ile şey edildi.